NewsWorld
PredictionsDigestsScorecardTimelinesArticles
NewsWorld
HomePredictionsDigestsScorecardTimelinesArticlesWorldTechnologyPoliticsBusiness
AI-powered predictive news aggregation© 2026 NewsWorld. All rights reserved.
Trending
TrumpTariffTradeAnnounceLaunchNewsPricesStrikesMajorFebruaryPhotosYourCarLotSayCourtDigestSundayTimelineSafetyGlobalMarketTechChina
TrumpTariffTradeAnnounceLaunchNewsPricesStrikesMajorFebruaryPhotosYourCarLotSayCourtDigestSundayTimelineSafetyGlobalMarketTechChina
All Articles
Terörsüz Türkiye raporu mihenk taşıdır  - Son Dakika Haberleri
trthaber.com
Clustered Story
Published about 8 hours ago

Terörsüz Türkiye raporu mihenk taşıdır - Son Dakika Haberleri

trthaber.com · Feb 22, 2026 · Collected from GDELT

Summary

Published: 20260222T080000Z

Full Article

TBMM Başkanı Kurtulmuş, İstanbul’daki Filizi Köşk'te medya kuruluşlarının genel yayın yönetmenleriyle iftar programında bir araya geldi. Ramazan ayının huzur ve barış getirmesi temennisinde bulunan Kurtulmuş, gündeme ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. "Suriye'de 60 yıllık yönetim yıkıldı" Geçtiğimiz Ramazan’dan bu yana bölgede tarihi değişimler yaşandığına dikkat çeken Kurtulmuş, Suriye’deki gelişmeleri "devrim" olarak nitelendirdi. Türkiye’nin güney sınırındaki bu değişimin stratejik önemine vurgu yapan Kurtulmuş, şöyle devam etti; Türkiye'yi de uzun yıllardır yakından ilgilendiren bir devrim gerçekleşti ve Suriye'de 60 yıldır devam eden yönetim yıkılarak yerine yeni bir yönetim geçti. Bu yeni dönemle birlikte hem Suriye'nin yeniden derlenip toparlanması hem de Türkiye'yi ilgilendiren başta terör meselesinin halledilmesi olmak üzere, yeni gelişmeler için önemli kapıların açıldığı bir süreci idrak ediyoruz. Şimdiye kadar çok şükür Suriye'deki gelişmeler bizim için de fevkalade önemli ve olumlu şekilde seyrediyor. En baştan itibaren Suriye’deki üç temel tercihimizi hep dile getirdik. Bunlardan birisi yeni Suriye yönetiminin mutlaka kapsayıcı, kuşatıcı olması, etnik anlamda, mezhebi anlamda Suriye halkını kuşatan bir anlayışla yönetimi gerçekleştirmesi. İkincisi, Suriye'deki silahlı grupların mevcut yeni yönetimin içerisinde entegrasyonunun sağlanması ve üçüncüsü de Suriye'nin toprak bütünlüğünün korunması, sağlanması. Bunu neredeyse devrimin ertesi gününden itibaren söylüyoruz. Çok şükür bu istikamette önemli gelişmelerin olduğunu görüyoruz. "Onlar bölgenin daha fazla bölünmesini, parçalanmasını istiyor" Bizim bu bölge üzerinde hesabı, özellikle emperyal planı olanlardan temel farkımız şudur. Onlar bu bölgenin daha fazla bölünmesini, parçalanmasını istiyor; biz Türkiye olarak bu bölgenin daha fazla derlenip toparlanmasını, daha fazla entegrasyonunu ve daha fazla birlik beraberliğini temin etmek için mücadele ediyoruz. Bunu sadece Suriye için söylemiyorum, bütün bölge için söylüyorum. Geçen seneden bu yana bu anlamda bir olumlu gelişmenin yaşandığını hep beraber görüyoruz. Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu Geçen sene ramazandan bu yana ikinci olumlu gelişme de bizim Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu çalışmalarına da yansıyan Terörsüz Türkiye hedefi istikametinde atılan adımlardır. Bu çerçevede de bu geçtiğimiz 2024 yılının 26 Ağustos'undan bu yana fevkalade önemli gelişmeler kaydedilmiştir. Önce Sayın Cumhurbaşkanımızın 26 Ağustos'ta birlik ve kardeşlik vurgusu; Malazgirt'te, Ahlat'ta. Arkasından 30 Ağustos Zafer Bayramı'nda Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde yapmış olduğu konuşmada yine kardeşlik vurgusu, bütünleşme vurgusu ve iç kalenin tahkim edilmesi konusundaki uyarıları, tavsiyeleri. Ardından MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli Bey'in, 1 Ekim'de DEM Grubu’yla el sıkışarak başladığı ve daha sonra yine ekim ayı içerisinde grup toplantısında yaptığı konuşmayla birlikte de yeni bir dönemin kapısı açılmış. Arkasından 27 Şubat'ta da İmralı, silahlı dönemin sona erdiğini, örgütün feshedilmesi gerektiğini ve artık örgütü ayakta tutan ideolojik temellerin sağlam olmadığını, yerinde durmadığını, yeni şartlar çerçevesinde de demokratik bir mücadele dönemine geçilmesi konusundaki tavsiyesiyle örgütün kendisini fesih süreci başlamış, bilahare örgütün yönetimi toplanarak kendisini feshettiğini ilan etmiştir. 2025'in Temmuz ayında da Süleymaniye'de sembolik olarak silahların yakılmasıyla ilgili bir tören yapılmıştır. Ondan sonra da bu meseleyle ilgili olarak ilk sefer Türkiye Büyük Millet Meclisi nezdinde bir komisyon kurulmuş, bu komisyona Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde var olan 12 siyasi partiden 11'i katılmış, bilahare bu partilerden birisinin tek kişilik milletvekili de çekildi, yani parlamentoda bulunan partilerin tamamına yakını diyebiliriz ve Türk halkının yüzde 95'inin temsil edildiği bir komisyon çalışması gerçekleştirildi. Takip ettiğiniz gibi bu hafta çarşamba günü de nihai raporunu hazırlayarak çalışmalarını tamamladı. "Son derece olumlu, yapıcı bir süreci geride bıraktık" Öncelikle şunu ifade etmek isterim ki çok kolay bir süreç değildi. 5 Ağustos'tan itibaren 21 toplantı yaptık. Bu toplantıların hepsinde partilerin oldukça yapıcı bir şekilde hareket ettiğini ifade etmek isterim. Her toplantı öncesinde yoğun arka kapı diplomasisiyle toplantılar gerçekleştirildi. Şimdiye kadar rahmetli Demirel'in, Özal'ın, Erdal İnönü'nün, Necmettin Erbakan'ın bu sorunun çözülmesiyle ilgili çok tasarrufları oldu, teşebbüsleri oldu, hatta birtakım irtibatlar oldu. Fakat onların hiçbirisi gerçekleşmedi. Yine aynı şekilde Sayın Cumhurbaşkanımızın başbakanlığı döneminde 2009'da, 2013'te çeşitli teşebbüsler oldu. O dönemin şartları içerisinde bu konuyla ilgili maalesef sonuç alıcı adımlar atmak mümkün olmadı. İlk sefer parlamentoda bütün partiler bir araya gelerek bu sorunun Türkiye'nin, Cumhuriyetimizin ilk asrının 50 yılının heba olmasına neden olan bu terör meselesinin ortadan kalkması için, on binlerce insanın hayatını kaybettiği, 2 trilyon doların üstünde mali kaybımıza neden olan bu meselenin çözülebilmesi için herkes siyasi görüşlerini aynı masa etrafında buluşturmaya gayret etti. Son derece olumlu, son derece zor olmakla birlikte yapıcı bir süreci geride bıraktık. Şimdi önümüzde bir rapor var. Bu rapor tabi ki her şey değil. Bu rapor takdim ederken de ifade ettiğim gibi bundan sonra yapılacaklar konusunda bir mihenk taşıdır, bir çerçevedir. Bu çerçevenin içerisinde gerekli adımlar iyi niyetle, sabırla ve gerçekten kararlılıkla sürdürülmesi lazım. Artık bu kadar mesafe alınmışken bölgemizdeki şartlar da Türkiye'nin güvenliği bakımından bu kadar olumlu seyrediyorken bu sorunun tamamıyla Türkiye'nin gündeminden kaldırılması mümkündür ve bu adımların atılması gerekir. Bu süreçte yapıcı katkıları dolayısıyla bütün partilere çok teşekkür ediyorum. Gayretle çalışıldı. Raporun hazırlanmasından önce de her siyasi parti kendi raporunu kamuoyuyla paylaşmış oldu ve bunu da Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin sitesinden partilerin raporlarını yayınladık. Böylece her parti ‘Benim bu konuyla ilgili esas görüşüm budur’ diyerek net olarak görüşlerini söyledi. Ama bir masa etrafına gelerek herkes nerelerde esneyebileceğini, nerelerde yaklaşabileceğini, nerelerde uzaklaşabileceğini göstermiş oldu. Türkiye demokrasisi açısından da fevkalade olumlu bir aşamadır bu. Hem konunun mahiyeti itibarıyla son derece değerlidir hem de içeriğinden uzak bir şekilde, siyasetin hele bu kadar gergin olduğu, bu kadar gerilimlerin yüksek olduğu bir ortamda farklı partilerin bir araya gelerek ortak bir noktada buluşmuş olması, konuşmuş olması son derece değerlidir, önemlidir. "Sonuçta ortaya bir rapor çıktı" Belli kuralları ilk toplantıda koyduk ve o kurallar çerçevesinde kararlarımızı alarak devam ettik. Aldığımız bütün kararları, aslında bazı kararlarda nitelikli çoğunluk gerekmiyordu ama nitelikli çoğunlukla aldık. Bazılarını ittifakla aldık. Bu konuyla ilgili bizim de görüşümüz var diyen Türkiye'deki hemen hemen her kesimi komisyonda dinledik. Şu kuralı da koyduk ve herkes buna uydu. Gelen arkadaşlar fikirlerini söyleyecekler ama hiç kimse, o arkadaşlarımız fikirlerini söyledikten sonra onların aleyhinde bir şey söylemeyecek, onları eleştirmeyecek. Böylece son derece medeni bir görüşme ortamı oldu. Milletvekili arkadaşlarımızın her birisine çok teşekkür ediyorum. 50 milletvekili arkadaşımız hakikaten büyük bir hassasiyetle süreci sürdürdü. Neredeyse bırakın münakaşa etmeyi, seslerini yükselttikleri bile çok nadir oldu. Sonuçta ortaya bir rapor çıktı. Türkiye'nin artık bu meseleyi ilanihaye çözeceğini ve tam manasıyla kardeşlik hukukunun geçerli olduğu bir dönemin başlayacağını ve bu anlamda da bölge ülkelerine de örnek olacağımızı ümit ediyoruz. Yine ısrarla vurguladığımız bu çatışma çözümleri konusunda; uluslararası literatürde hep dile getirilen bir şey var, bir üçüncü göz... Taraflar arasındaki bu müzakereler, barış anlaşmaları vesaire uluslararası literatürde kullanılan şekliyle konuşuyorum. Bunu takip etmek için bir üçüncü göze ihtiyaç olmuş hep. Bu modelde, biz bunu ‘Türkiye modeli’ olarak adlandırıyoruz, bu modelde bir üçüncü göz yok. Bu üçüncü göz, bizatihi milletin kendisi, milletin temsilcileri, Meclis’in komisyonu. Böylece kendi kendimize bu sorunu nasıl çözebiliriz bunu ortaya koyduk ve bunun yol haritası partilerin neredeyse ittifakla 50 milletvekilinin 47'sinin oyuyla kabul edilmiş oldu. Tabi ki bu bir son değil. Bu komisyonun çalışması tavsiye niteliğindedir. Özellikle 6 ve 7. bölümde ortaya konulan teklifler tamamıyla tavsiye niteliğindedir ve bundan sonra buna imza atmış olan siyasi partiler bir araya gelerek, özellikle yasal düzenlemeler konusunda neler yapılabileceğini oturup müzakere edecekler, konuşacaklar ve sonuçta yine ümit ederim ki bütün partilerin altına imza atacağı düzenlemeler gerçekleşir. "Türkiye için hayati bir eşiği aştık" Komisyonun adından da anlaşılacağı gibi bu mesele, sadece Terörsüz Türkiye hedefini gerçekleştirmek üzere terörün ortadan kaldırılmasıyla ilgili bir çalışmayı ortaya koymamış; Türkiye'nin demokratik standartlarının yükseltilmesi, Türkiye demokrasisinin daha ileriye gidebilmesi için de teklifler gündeme getirilmiş ve bunların önemli bir kısmı kabul edilmiştir. Sonuçlarının hayırlı olmasını temenni ediyorum. Türkiye için önemli bir hayati eşikti. Bu eşiği aştık. Ama bu her şeyin bittiği anlamına gelmiyor. Üzerinde sıkı bir çalışma dönemine ihtiyaç var. Ümit ederim ki komisyonda ortaya konulan bu demokratik olgunluk, Türkiye'de siyaset dilini de ciddi bir şekilde pozitif anlamda etkiler. Türkiye şunu gösterdi. En ağır sorununu bile Türkiye oturup konuşup çözebiliyor. Cumhuriyet tarihimizin en ağır sorunuyla karşı karşıyaydık. Bunu oturduk, konuştuk ve nasıl çözülebileceğine ilişkin fikirlerimizi ortaklaştırarak belli bir noktaya geldik. Ümit ederim bundan sonraki adımlar da başarılı bir şekilde atılır ve dediğim gibi bu sorunu tamamıyla artık rafa kaldırmış, tarihin tozlu raf


Share this story

Read Original at trthaber.com

Related Articles

haberturk.com1 day ago
Terörsüz Türkiye ! Numan Kurtulmuş : Sıkı bir çalışma dönemine ihtiyaç var - Son dakika haberi

Published: 20260221T123000Z

haber7.com1 day ago
Numan Kurtulmuş tan terörsüz Türkiye mesajı : Türkiye hayati eşiği aştı

Published: 20260221T101500Z

trthaber.com5 days ago
Ülkemizi hedef alan casusluk girişimleri akamete uğratılmıştır

Published: 20260217T144500Z

aa.com.tr1 day ago
TBMM Başkanı Kurtulmuş : ( Milli Dayanışma , Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu Raporu ) Türkiye için bir hayati eşiği aştık

Published: 20260221T120000Z

evrensel.net1 day ago
ATK 3 kez cezaevinde kalabilir raporu verdi : Yediğini çıkarıyor , ayakta duramıyor , konuşamıyor

Published: 20260221T083000Z

bianet.org3 days ago
Afşin - Elbistanda ikinci bilirkişi raporu : ÇEDe bir kez daha uygunsuz

Published: 20260219T153000Z