
istanbulhaber.com.tr · Mar 2, 2026 · Collected from GDELT
Published: 20260302T124500Z
CHP, partinin Genel Merkezi'nde 'Milletle Birlikte, Milletin Emrinde' buluşması gerçekleştirildi. Ekrem İmamoğlu gönderdiği videolu mesajda, "CHP'nin büyük reform hamlesine hazır olduğunu gösterme zamanı" derken, CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in ekonomiden dış politikaya yeni yol haritasını açıkladı.Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezi'nde "Milletle Birlikte, Milletin Emrinde" buluşması yapılıyor. Açılış konuşmasını gerçekleştiren Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi (CAO) Genel Koordinatörü Bülent Tezcan, "Milletin gündemi geçişdir, iştir, adalettir. Ve bu da bize derttir. İşte biz, derdi bu olanlarla beraber yola çıkıyor. İşte biz, derdi milletin derdi olanlarla birlikte yola çıkıyoruz ve hiç kimse unutmasın ki, kimse milletten büyük değildir. Yolumuz açık olsun" ifadelerini kullandı.Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezi'nde "Milletle Birlikte, Milletin Emrinde" buluşması yapılıyor. Buluşmada Özel ile birlikte, önceki CHP genel başkanlarından Murat Karayalçın, CHP Genel Başkan Yardımcıları, Parti Meclisi üyeleri, milletvekilleri, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanvekili Nuri Aslan ve cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun eşi Dr. Dilek Kaya İmamoğlu da yer aldı.ÖZGÜR ÖZEL: "İRAN'A YAPILAN SALDIRIYA KARŞI ÇIKIYORUZ"İmamoğlu’nun mesajının ardından CHP Genel Başkanı Özgür Özel kürsüye geldi. Türkiye’nin kritik bir dönemden geçtiğini belirten Özel, konuşmasında özetle şunları kaydetti:"Dünyada büyük dönüşümlerin yaşandığı ve bölgemizde yeniden savaşların başladığı kritik bir dönemden geçiyoruz. Ama maalesef bu kritik dönemi ülkemizde demokrasinin gerilediği, toplumsal baskıların arttığı, en temel insan haklarının ihlal edildiği adı konulmamış bir ara rejim ve sivil darbe ortamında karşılıyoruz. Sadece bugüne odaklanarak iktidarın bizi sürüklemek istediği savunma reflekslerinin tuzağına düşmemeliyiz, düşemeyiz. Ülkemizin geleceğine, bölgesel ve küresel dönüşümlere kayıtsız kalamayız, kalmıyoruz. İşte burada Türkiye'mizin daha güvenli, daha müreffeh, daha huzurlu, daha adil ve daha özgür bir ülke olması mücadelesinin içinde olduğumuzu kanıtlayan bir buluşmadayız, hep birlikteyiz. Bölgemiz bir ateş çemberine dönüşmüş durumda. Bölgemizin Amerika ve İsrail'in uluslararası hukuku hiçe sayan, masum sivilleri hedef almaktan çekinmeyen müdahalelerine maruz bırakılmasını reddediyoruz.Bu anlayışla komşumuz İran'a yapılan saldırıya karşı çıkıyoruz. Mevcut krizin bir an evvel diplomasi masasına dönülmesi ve uzlaşıyı esas alan bir yaklaşımla çözülmesini savunuyoruz. Bölgemizin huzuru ve güvenliği ülkemiz için hayati öneme sahiptir. Burayı istikrarsızlaştıracak her türlü girişimin karşısındayız. Geldiğimiz noktada Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarının bölgemizdeki ülkelere liderlik ederek bu savaşı engelleme, bölgesel barışı tesis etme konusunda başarısız olduğunu tespit etmek zorundayız.Amerika ve İsrail'in; Filistin, Venezuela, Suriye, Grönland, İran örneklerinde olduğu gibi istediği her ülkeye müdahale edebileceği, kuvvet kullanarak rejim değiştirebileceği ve toprak elde edebileceği bir sistem kurmaya çalıştıklarını görmek durumundayız. Biz uluslararası toplumun kayıtsızlığından cesaret alan ve bu pervasızlığa karşı devletlerin egemenlik haklarına saygılı, hukuka ve etiğe dayalı uluslararası düzeni savuna geldik, savunmaya da devam edeceğiz... İran'daki rejimin baskıcı ve insan haklarını yok sayan politikalarını tasvip etmemekle birlikte, İran'ın ve bölgemizin geleceğine karar verecek olanların sadece ve sadece burada yaşayanlar olduğunu hatırlatmak ve bunun için mücadele etmek siyasi, ahlaki ve vicdani sorumluluğumuzdur. İçeride kutuplaştırmayı arttıran, dışarıda ise kurumsallığı bir kenara bırakarak kişisel ilişkilerle dış politika yürütmeye çalışan Adalet ve Kalkınma Partisi'nin bunu başarabilmesi artık mümkün değildir."ÜLKEMİZ LİYAKATSİZLİKLE, PLANSIZLIKLA, ADALETSİZLİKLE AYAKTA KALAMAZ"Bugün burada Adalet ve Kalkınma Partisi'nin kara düzenini değiştireceğiz, AK Parti'nin kara düzenini değiştireceğimiz herkes için özgür, adil, refah huzur dolu Türkiye'yi inşa edeceğimiz bir sürecin önemli bir adımını hep birlikte atıyoruz. Çünkü artık kendi iktidarını biraz daha sürdürmek için milletimizin huzurunu ve refahını feda etmekten çekinmeyen bir yönetim anlayışıyla ilerleyemeyiz. Ülkemiz kutuplaşmayla, baskıyla, keyfiyetle yönetilemez. Ülkemiz liyakatsizlikle, plansızlıkla, adaletsizlikle ayakta kalamaz. Yaşadığımız sorunlar yalnızca ekonomik değildir. Yalnızca hukuki ve toplumsal da değildir. Sorun sistemseldir. Bu yüzden biz yalnızca iktidara değil, yeni bir siyaset ve yönetim anlayışını ülkemizde hakim kılmaya tabiyiz. Ve bunun için çalışıyoruz. Biz bir daha hiç kimsenin bugünkü yetkilerle donatılmadığı, kuvvetler ayrılığının en etkin şekilde hayata geçirildiği, meclisin ülke yönetiminin asli unsuru haline geldiği gerçek bir anayasal düzeni ve parlamenter demokrasiyi kurmaya talibiz.Değerli yol arkadaşlarım, 2023 seçimlerinde milletin sandıkta verdiği mesajı aldık. Toplumun değişim talebini duyduk. Siyasal ve kurumsal olarak partimizi iktidara taşıyacak değişim iradesini hep birlikte ortaya koyduk. Ve Türkiye İttifakı'nı ilmek ilmek örerek girdiğimiz ilk yerel seçimlerde 47 yıl sonra Türkiye'nin birinci partisi olduk... Bugün aylardır yürütülen çalışmaların ilk çıktıları olarak Türkiye'yi yönetme vizyonumuzu yansıtan somut adımları milletimiz ile paylaşmak üzere bir aradayız."İLK BAŞLIĞIMIZ DEMOKRASİ, GÜÇLÜ VE EKSİKSİZ BİR DEMOKRASİ KURMAYA TALİBİZ"İlk başlığımız demokrasi. Değerli arkadaşlarım, demokrasi sadece sandıktan ibaret değildir. Asıl mesele seçildikten sonra gücün nasıl kullanıldığı ve nasıl denetlendiğidir. Kalıcı istikrar güçlü bir meclis, bağımsız kurumlar ve dokunulmaz haklar üzerine inşa edilir. Ülkemizin 2018'den beri yaşadığı sistem krizinden çıkışının yolu yetkinin sınırsızlaşmasıyla değil, hukukun ve demokrasinin kurumsallaşmasıyla mümkündür... Biz güçlü ve eksiksiz bir demokrasi kurmaya talibiz. Hiçbir soruna deva olmayan ve aslında yaşadığımız her soruna temel oluşturan bu yönetim sistemini mutlaka değiştireceğiz. Türkiye'yi çoğulcu, demokratik bir ülke haline getireceğiz. Bir daha hiç kimse bugünkü cumhurbaşkanının yetkileriyle donatılmayacak. Cumhurbaşkanı tarafsız ve kapsayıcı olacak. Cumhurbaşkanı dahil herkes denetlenecek. Kuvvetler ayrılığı gerçek anlamda tesis edilecek. Meclis hak ettiği güce kavuşacak. Meclisin yasama ve denetim yetkileri tahkim edilecek. En kısa sürede demokratik parlamenter sisteme geçilecek. Temel hak ve özgürlükler dokunulmaz olacak. Düşünce, ifade ve basın özgürlüğü önündeki tüm engeller kaldırılacak. Devlet bir partinin değil milletin devleti olacak."YILLARCA SÜREN YARGILAMA ÇİLELERİ BİTECEK"Kıymetli yol arkadaşlarım, adalet bir devletin temelidir. O temel çatladığında bina ayakta görünse bile içten içe çürümeye başlar. Yargıya güvenin yüzde yirmilerin altına düştüğü bir ülkede ne ekonomi güçlenir ne demokrasi kök salar ne de toplumsal barış kalıcılaşır. Hiçbir reform adalet tesis edilmeden başarıya ulaşamaz. Hukukun üstünlüğü sağlanmadan hiçbir üstünlük sürdürülemez. İşte bu nedenle ülkemizin geleceğini güvence altına almanın ilk şartı bağımsız ve tarafsız bir yargı düzenini inşa etmektir... Biz bağımsız, tarafsız, adil, hızlı bir yargı sistemi için kapsamlı bir adalet reformu hazırlıyoruz. Yargıyı siyasetin arka bahçesi olmaktan, bir partiden emir alır halde olmaktan mutlaka kurtaracağız. Yargı karşısında herkes eşit ve bağımsız yargı karşısında eşit olacak ve eşit muamele görecek. Yargıç ve savcılara her türlü yer ve kürsü güvencesi sağlanacak. Yıllarca süren yargılama çileleri bitecek. Yargıda üstünlerin hukuku değil hukukun üstünlüğü egemen olacak. Anayasa mahkemesi ve Avrupa insan hakları mahkemesi kararlarına tam bir uyum sağlanacak."ÇOK KAZANANIN ÇOK, AZ KAZANANIN AZ, KAZANMAYANIN VERGİ ÖDEMEYECEĞİ ADİL BİR VERGİ SİSTEMİ KURACAĞIZ"Değerli arkadaşlar, bu millet çalışıyor ama kazanamıyor. Üretiyor ama karşılığını alamıyor. Emek veriyor ama ayın sonunu getiremiyor. Bir avuç azınlık zenginleşirken milyonlar fakirleşiyor. Bu adaletsiz düzeni mutlaka değiştireceğiz. Vergi adaleti için kapsamlı bir vergi reformunu hayata geçireceğiz. İlk hedef olarak dolaylı vergilerin toplam vergiler içindeki payını OECD ülkeleri seviyesine indireceğiz. Yani bugünkü %65 seviyesinden %30'lu seviyelere düşeceğiz... Dünyanın en adaletsiz vergi biçimi olan zengin ve fakir ayırt etmeden herkesten eşit alınan dolaylı vergiler yerine çok kazananın çok, az kazananın az, kazanmayanın vergi ödemeyeceği, kazancı ancak kendine yetenlerin ise vergiden büyük oranda muaf tutulacağı adil bir vergi sistemi kuracağız. Temel tüketim ürünlerini vergiden muaf tutacağız. Doğal gazdan, mutfak tüpünden, tırnak makasından, zaruri ev aletlerinden özel tüketim vergisi alınmayacak. Ancak elmastan, pırlantadan, lüks kol saatinden özel tüketim vergisi alınacak."EN DÜŞÜK EMEKLİ MAAŞI ASGARİ ÜCRETE YÜKSELTİLECEK"Çalışanlar üzerindeki ağır gelir vergisi yükü mutlaka azaltılacak. Gelir vergisi dilimleri yoksulluk sınırı hesabı ile yeniden güncellenecek, orta ve düşük gelirlilerin vergi yükü hafifletilecek. Kayıt dışı ile etkin mücadele edilerek vergi gelirleri arttırılacak. En düşük emekli maaşı asgari ücrete yükseltilecek. Emeklilerimize söz verdiğimiz bayramlarda bir asgari ücret ikramiyeyi derhal hayata geçireceğiz. Gerçek intibak yöntemiyle emekliler arasındaki gelir adaletsizliğini ortadan kaldıracağız. Kamuda israfı mutlaka bitireceğiz. Tasarruf edilen bütçeyi işsize, çalışana ve emekliye aktaracağız."YASAKSIZ BİR TÜRKİYE'Yİ VİZESİZ AVRUPA'YA KAVUŞTURACAĞIZ"Türkiye'nin pozisyonu dışarıdaki güçlü ülkelere, Amerika'ya, Rusya'ya ve onlarla kurulan kişisel ilişkilere göre değişmeyecek. Demokrasi, adalet ve ekonomide atacağımız adımlar, dış politikada elde edeceğimiz saygınlık, bizi lideriyle pazarlık edilen bir ülke olmaktan çıkarıp ciddiye alınan, vazgeçilmez stratejik bir ortak olarak görülen çağdaş dünyanın ayrılmaz bir parçası kılacak. Dünyanın her yerinde vatandaşla