
gercekgundem.com · Feb 24, 2026 · Collected from GDELT
Published: 20260224T043000Z
Son yıllarda polikliniklerde ilginç bir tabloyla karşılaşıyoruz: Hastalarımızın elinde tahlil sonuçlarından çok, internetten indirilen “bitkisel kür” listeleri var. Özellikle reyting kaygısıyla hazırlanan bazı televizyon programlarında ve sosyal medyada, kolesterol ilaçları “zehir”, bitkisel karışımlar ise “mucize” gibi sunulabiliyor. Bu yaklaşım, toplum sağlığı açısından ciddi bir dezenformasyon dalgasına dönüşmüş durumda. Medyatik Takviyeler Neden Bu Kadar Popüler? İnsan psikolojisi kısa ve zahmetsiz çözümleri sever. “Bir bardak çayla kolesterolü düşürmek” fikri, düzenli egzersiz yapmaktan veya her gün ilaç kullanmaktan daha cazip gelir. Ancak tıpta kararlar: Umutla değil, Reytingle değil, Bilimsel kanıtla verilir. Popüler söylem ile bilimsel gerçek çoğu zaman aynı şey değildir. Medya ve “Mucize Bitki” Tuzağı 1. Abartılı İddialar Bir bitkinin laboratuvar ortamında (hücre kültüründe) ya da hayvan deneylerinde olumlu sonuç göstermesi, insanlarda kalp krizi riskini azalttığı anlamına gelmez. “Kolesterolü bitiriyor” ifadesi bilimsel değil, pazarlama dilidir. 2. Yan Etkilerin Gizlenmesi “Doğal olan zararsızdır” algısı yanlıştır. Kontrolsüz kullanılan bazı bitkisel ürünler: Karaciğere zarar verebilir Kan sulandırıcılarla etkileşime girebilir Kolesterol ilaçlarının etkisini bozabilir Tıpta “doğal” olmak güvenli olmak demek değildir. 3. Zaman Kaybı Kolesterol sessiz ilerler. Damar içindeki plak oluşumu yıllarca belirti vermeyebilir. Bu süreçte tıbbi tedaviyi bırakıp bitkisel kürlere yönelmek: Kalp krizi İnme Geri dönüşü olmayan damar hasarı riskini artırabilir. Bitki mi, İlaç mı? Aradaki Uçurum Bazı bitkilerin (örneğin zerdeçal, enginar yaprağı, zencefil) lipid metabolizması üzerinde olumlu etkileri olabilir. Ancak burada kritik fark şudur: 1. Kanıt Düzeyi Farkı Kolesterol düşürücü ilaçlar (özellikle statinler): On binlerce hastada test edilmiştir Kalp krizi riskini azalttığı gösterilmiştir Ölüm oranlarını düşürdüğü bilimsel olarak kanıtlanmıştır Bitkisel takviyelerin çoğu ise: Küçük hasta gruplarında denenmiştir Uzun dönem sonuçları ve yan etkileri belirsizdir 2. Standardizason Sorunu İlaçta: Miligram düzeyinde net doz vardır ve bilimsel olarak onaylanmıştır. Yan etkiler belirtilir. Aktardan alınan üründe ise: Etken madde miktarı ve nereden toplandığı bilinmez Hasat zamanı değişkendir Saklama, taşıma ve üretim koşulları belirsizdir. Yan etkileri de bilinmez Bu durum tıbbi güvenilirlik açısından ciddi bir farktır. 3. “Doğalsa Zararsızdır” Efsanesi Tıbbın en tehlikeli yanılgılarından biridir. Kontrolsüz bitkisel kullanım: Karaciğer enzimlerini yükseltebilir İlaç etkileşimi yaparak bazı ilaçların etkisini azaltıp, bazılarını artırabilir. Tedaviye zarar verebilir Bazen bitkilerin zararı, tedavi etmeye çalıştığımız kolesterolden daha ağır olabilir. Bitkilerin Gerçek Yeri Nedir? Bitkiler tamamen etkisiz değildir. Ancak doğru konumlandırılmalıdır. Tamamlayıcı Rol Doktor kontrolündeki tedavinin yanında, sağlıklı beslenme ve egzersizle birlikte küçük bir destek olabilirler. Mutfak Kültürü Olarak Zerdeçalı kapsül olarak değil, yemeklerde kullanmak Zencefili çorbalara eklemek, enginarı sofraya koymak en güvenli ve en mantıklı yaklaşımdır. Tıbbi Tedavi Bir “Seçenek” Değildir Özellikle şu gruplarda ilaç tedavisi hayati önemdedir: Diyabet hastaları Yüksek kardiyovasküler risk taşıyanlar Daha önce kalp krizi geçirenler Damarlarında plak saptanan hastalar Bu kişilerde ilacı bırakıp bitkisel kürlere yönelmek, bilimsel olarak ciddi risk oluşturur. Sonuç Değerli okurlar, sağlığınız bir televizyon programının reyting malzemesi değildir. Ekranda yüksek sesle konuşanlar değil, sessiz ama güçlü bilimsel veriler hayat kurtarır. Kolesterol yönetiminde rehberiniz: Sosyal medya fenomenleri değil Komşu tavsiyesi değil İnternet listeleri değil Sizin risk faktörlerinizi bilen hekiminiz olmalıdır. Unutmayın: Mutfaktaki baharatlar sağlığınızı destekleyebilir. Ama damarlarınızı koruyan şey bilimsel tedavidir. Sağlıklı günler dilerim. Sorularınız için: Instagram: @dr.bayramyildiz